Sen Sadece İnsansın!

Diğer 5 Ocak 2010

Law Abiding Citizen filminde kısa bir sahnede geçen muhteşem bir hikaye.

Bilmeyenler, duymayanlar için paylaşmak istedim:

Marcus Aurelius Roma Meydanı’nda yürürken arkasında bir uşak olurmuş.
Uşağın tek işi, insanlar ona şükranlarını sunduğunda Marcus Aurelius’un kulağına “Sen sadece insansın” diye fısıldamakmış.

Hikaye kısa, mesajı net. Ne olursa olsun, ne kadar yükselirsek yükselelim temelde ne olduğumuzu unutmamız gerekiyor.

Bugünün yükseldikten sonra ne olduğunu unutan yöneticilerine, sırça köşklerde oturan politikacılarına tarihten ibretlik bir hikaye.

Hiç birimiz yükseldik diye insanlığımızı unutmamalı, aksine insan gibi insan olmamızın yükselmemizde payının olacağını sık sık hatırlatmalıyız kendimize.

Web Siteleri ile ilgili Araştırma (Global vs.Türkiye Ölçeği)

Araştırmalar, Diğer, Web 9 Aralık 2009

Web sitesi ziyaretçilerini görmek ve değerlendirmelerini yapmak için Google Anaytics dışında farklı bir çok site var.

Bunlardan bir tanesi de Clicky Web Analytics. Oldukça iş görür bir site.

Bu ay paylaştığı bir araştırma var önemli olduğunu düşündüğüm. Ben de sizlerle paylaşmak istedim.

Clicky Web Analytics kullanan 159,888 web sitesi kullanıcılarını kullandıkları tarayıcılara, işletim sistemlerine, arama motorlarına, mobil tarayıcılara, mobil işletim sistemlerine, mobil arama motorlarına,vs.göre ölçümlemişler. Bu raporları Global pazar paylarına ve Türkiye ölçeğine göre ayrı ayrı bulabilirsiniz aşağıdaki tabloda.

DESKTOP
Web Browsers (Global marketshare)

Web Browsers (TR marketshare)

Devamini Oku »

Müşteri Deneyimi’nde Acil Durumlar

Müşteri Deneyimi 4 Aralık 2009

Yaşamaya devam ettiğimiz müddetçe birşeylerin müşterisi olacağız ve deneyimlerimiz olacak markalarla ilgili.

Peki yaşamınızı tehdit eden ya da sizi zor durumda bırakan bir anda yaşadığınız deneyim nedir? O markayla ilgili düşünceniz ne olur?

Örneğin sigorta şirketleri…

Arabalarımızı sigortalatıyoruz, neden? Bir kaza ya da can sıkıcı bir durum karşısında güvenecek birilerine ihtiyacımız var.

Ya da aracınızın markasının sunduğu assistance hizmeti. Yine bir kaza ya da can sıkıcı bir durum karşısında ihtiyacımız olduğu anda arayacağımız bir servis.

Kimsenin başına gelmesin ama hiç mi kaza yaşamadık?

İşte o anda aradığınız böyle bir destek hizmeti size şu kaza için 1′e, cam kırığı için 2′ye, arabanız artık yoksa 3′e, henüz delirmediyseniz 4′e, yok delirdiyseniz 9′a basın diyorsa ne yaparsınız?

Bu da bir deneyimdir en nihayetinde. Bir daha nasıl barışacağız zor anımızda bize daha da zorluk çıkartan markayla?

Markalar için günümüzde ulaşılabilir olmak çok önemli. Ya da çok önemli olmalı.

Hele ki bir kaza ya da can sıkıcı bir durum yaşandığında…

İlla trafik kazası olacak diye bir durum da yok. O kadar da karamsar olmayalım. Ama can sıkıcı durumlar hep oluyor. İnsan hep iyi, güzel şeyler deneyimleyemiyor markalarla ilgili.

Bir kaç gün önce Serhat Akkılıç’ın yaşadığı durum Saraybosna’da. Daha önce benim Denizli’de yaşadığım.

Serhat Akkılıç’ın feedinin altına Vadi Efe’nin yorumu bu yazının mantığıyla ve sorguladığı şeyle örtüşüyor aslında:

“Yüce Bey size bu tür bir durumda nasıl ulaşabiliriz? Sizin göreviniz bu değildir tabii, en azından THY’den kime ulaşabiliriz, bilgilendirebilirseniz çok sevinirim. – Vadi Efe”

Bu tip durumları da hesap etmeli markalar ve bu tip durumlara uygun acil hareket planları ortaya koymalı.

Çünkü bazen zor anında “Sakin olun” diyecek birini bekliyor insan karşısında, çözüm getirecek ona destek olacak birileri ile konuşmak istiyor.

Peki bu tip durumlar için neye ihtiyacımız var: Kriz Yönetimi

O da bir sonraki yazının konusu…

blank