Tebrikler! Blogger.Com’a Erişim Engellendi!
Blogger, Kapatma, Mahkeme Kararı Ekim 25th, 2008
Ne diyeyim ki, vallahi bravo bunu başaranlara…
Takip edenler bilir, daha sonra takip etmeye başlayanlara da ben bilgi vermiş olayım, blogumun ilk adresi ozguremreozturk.wordpress.com’du.
Adnan Oktar’ın avukatlarının wordpress üzerinden yayın yapan bir blogu şikayet etmeleri sonucu mahkemetüm wordpress bloglarını birden kapattı o zaman ve ben de Türkiye’de bu işin hep bu şekilde olacağını öngördüğüm için blogumu taşıdım.
Yanılmamışım.
Yazılanları beğenmeme hakkı var insanların, hatta bunu dava etme hakkı da var, daha da ötesi içinde bir suç unsuru varsa "suç unsuru içeren blogu" kapatma hakkı da olmalı mahkemenin. Ama bu sistematik şekilde bir platformdan yayın yapan blogların tamamını engellemek oluyorsa bu da "suç" olmalı. Böyle bir kararı aklım almıyor inanın.
Youtube kapatılır, Wordpress kapatılır, Blogger kapatılır. Sanırım yakında toptan tüm internet erişimini engelleyecekler bu ülkede.
Ama temel sorunun şu olduğuna inanıyorum artık ve çözümün de yolunun burada olduğuna inanıyorum.
Blogger’ı kapatan T.C. Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi hakimleri teknolojiye, internete, onun terimlerine, altyapısına ne kadar "hakim" acaba?
Bu tür davaları görmek için bir "Internet Suçları Mahkemesi" ya da ne bileyim benzer bir mahkeme yok mu ya da kurulmayacak mı? Bu mahkemenin hakimleri gerçekten internet dünyasına ve onun gerçeklerine hakim, suç işleyen blog eğer wordpress, blogger gibi bir platform kullanıyorsa tümünü değil, suç işleyen blogu kapatması gerektiğini anlayacak bir altyapıya sahip bir hakim olmayacak mı?
Açıkçası isyanım şuna; Blogger üzerinden yayın yapan ve pazarlama konusunda sadece bilgi veren, herkese inanılmaz faydalı olan arkadaşlarım Eren‘in, Burcu‘nun, Hüseyin‘in, Yüce‘nin bloglarını takip etme, okuma, onlarla görüşlerimi paylaşma hakkım vatandaş olarak elimden alınıyor.
Şimdi, benim hakkımı kim koruyacak?
Siz Neyle Besleniyorsunuz?
Ad, Erdil Yaşaroğlu, Hale Caneroğlu, Reklam, Uno, Video, Çağla Kubat Ekim 20th, 2008
Muhteşem bir kurgu, son dönemde gördüğüm en iyi reklam işi bu.
Uno’nun reklamlarından bahsediyorum, hani şu Türkiye standardının üstünde gibi duran reklamlar var ya onlar.
"Siz neyle besleniyorsunuz?" sorusu ile başlıyor ve çok güzel kesitler sunuyor hayatından soruyu sorduğu kişinin. Renkler, reklamın kurgusu, bilmiyorum, son dönemde hiç bir işi bu kadar beğenmedim açıkçası.
Çok sıcak, çok bizden, çok samimi reklamlar.
Tebrikler Uno’ya ve bunu benimle paylaşan arkadaşım Eren’e
Ve gelelim asıl bombaya
Erdil Yaşaroğlu’nun Uno reklamı!
Ve emeğe saygı bölümü
Reklamveren: UNO
Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL
Kreatif Direktör: İlkay Gürpınar
Yaratıcı Ekip Başkanları: Volkan Karakaşoğlu, Gökhan Yücel
Yaratıcı Ekip: Zeynep Karakaşoğlu, Levent Yalgın, Esin Erol, Barış Sarhan
Müşteri İlişkileri Direktörü: Aslı Keçeci Tamer
Müşteri İlişkileri: Gökhan Alacahanlı, Bahar Nural
Stratejik Planlama Direktörü: Toygun Yılmazer
Stratejik Planlama: Tuğyan Çelik, Maral Bezircioğlu
Ajans Prodüktörü: Elif Bilgin
Prodüksiyon Şirketleri: Taxi Filmworks (Hale Caneroğlu, Çağla Kubat), Anima (Erdil Yaşaroğlu)
Yönetmenler: Alphan Eşeli (Hale Caneroğlu, Çağla Kubat), Mehmet Kurtuluş (Erdil Yaşaroğlu)
Müzik: Atakan Ilgazdağ (Hale Caneroğlu, Çağla Kubat)
Önce Kurbağayı Yemelisiniz
Brian Tracy, Eat That Frog Ekim 16th, 2008
Çok hoşuma giden bir makaleyi paylaşmak istiyorum sizlerle, Brian Tracy’nin “Eat That Frog” adlı kitabından.
——————————-
Hiçbir zaman, yapmanız gereken işlerin tümünü yapacak kadar zamanınız olmaz.
Daha güne başlar başlamaz işiniz, kişisel sorumluluklarınız, projeler, okunması gereken dergiler ve işleriniz bittiğinde başlamayı düşündüğünüz kitaplar arasında boğulduğunuzu hissedersiniz. Ancak gerçek şudur ki işleriniz hiçbir zaman bitmez. Yazmayı düşündüğünüz kitaplarla, okumayı istediğiniz dergilerle, zaman ayırmayı hayal ettiğiniz hobilerinizle ilgilenecek kadar zamanınız hiç olmayacaktır. Üstelik, daha verimli çalışarak zaman yönetimi sorunlarınızı çözebileceğinizi de sanmayın. Kişisel verimlilik tekniklerinin kaç tanesinde usta olursanız olun; sahip olduğunuz zaman içinde yapabileceklerinizden daha fazla işiniz hep olacaktır.
Zamanınızın ve yaşamınızın kontrolünü; ancak düşünme, çalışma ve her gün önünüze çıkan sorumluluklar denizi ile başa çıkma biçiminizi değiştirerek elinize alabilirsiniz. İşlerinizin ve faaliyetlerinizin kontrolünü elinize almak için bazı şeyleri yapmaktan vazgeçmeniz ve yaşamınızda gerçekten fark yaratacak birkaç faaliyete daha fazla zaman ayırmaya başlamanız gerekir. Bazı insanlar zaman yönetimi konusunda diğerlerinden daha başarılıdır, çünkü işleri farklı yaparlar ve doğru işleri doğru yaparlar. Özellikle de başarılı, mutlu ve zengin kişiler zamanlarını ortalama bir insandan çok, çok daha iyi kullanırlar.
Başarısız bir geçmişim olduğu için aşağılık ve yetersizlik duyguları geliştirmiştim. Benden daha başarılı işler yapan insanların gerçekten benden daha iyi olduklarını varsaymak gibi zihinsel bir tuzağa düşmüş, çıkamıyordum. Ancak bunun doğru olması gerekmediğini öğrendim. Benden daha başarılı olanlar yalnızca işleri farklı yapıyorlardı ve onların öğrendiklerini benim de öğrenmemem için mantıklı bir neden yoktu.
Bu benim içim ilginç ve heyecan verici bir keşif oldu. Hala da öyle olmayı sürdürüyor. Yaşamımı değiştirebileceğimi ve belirlediğim hemen her hedefi gerçekleştirebileceğimi; bunun için yapmam gereken tek şeyin aynı alanda başkalarının ne yaptıklarını bulmak ve onlarla aynı sonuçları alıncaya kadar aynı şeyleri yapmak olduğunu anladım. Satış işine girdikten bir yıl sonra çok başarılı bir satıcı olmuştum. Bir yıl sonra yöneticiliğe yükseltildim. Üç yıl içinde, altı ülkeye yayılmış 95 kişilik bir satış kadrosunun yönetiminden sorumlu başkan yardımcısı oldum. Henüz 25 yaşındaydım. Siz de günümüzdeki pek çok insana benziyorsanız yapacak çok fazla iş ve çok az zaman nedeniyle boğulduğunuzu hissediyorsunuzdur. Siz varolan işlerinizi tamamlayıp rahat bir soluk almaya çalıştıkça yeni işler ve sorumluluklar, okyanus dalgaları gibi üzerinize gelir. Bu nedenle yapmanız gereken işlerini tümünü yapabilmeniz hiçbir zaman olanaklı değildir. Bazı işlerinizin ve sorumluluklarınızın, hatta büyük olasılıkla çoğunun hep gerisinde kalırsınız.
![]()
Seçici olma gereği
Bu nedenle ve belki de her zamankinden daha fazla, her an en önemli işinizi seçebilme ve sonra da o işe başlayıp hem kısa sürede hem de iyi bir şekilde bitirebilme beceriniz başarınız üzerinde diğer tüm özellik ve becerilerinizden daha etkili olacaktır. Önceliklerini doğru belirleme ve önemli işleri kısa sürede bitirme alışkanlığını geliştirmiş ortalama bir insan çok çalışan, harika planlar hazırlayan ancak çok az iş çıkaran bir dahiye defalarca tur bindirecektir.
Kurbağalarla ilgili gerçek
Mark Twain bir zamanlar her sabah yaptığınız ilk işin canlı bir kurbağa yemek olması durumunda o gün artık bundan daha kötü bir şey yaşamayacağınızı bilmenin rahatlığını duyacağınızı söylemişti. Sizin “kurbağanız” en büyük, en önemli, ertelemeye en çok hazır olduğunuz işinizdir. Aynı zamanda yaşamınızı olumlu yönde en çok etkileyebilecek, o anda en iyi sonuçları almanızı sağlayabilecek iştir.
Kurbağa yemenin ilk kuralı şudur: Eğer iki kurbağa yemeniz gerekiyorsa önce en çirkin olanı yiyin. Bu; sizi bekleyen iki önemli işiniz varsa önce en büyük, en zor ve en önemlisini yapmanız gerektiğini söylemenin bir başka yoludur. Kendinizi, derhal başlayacak ve başka bir şeye başlamadan işi tamamlayacak şekilde eğitin. Bunu bir sınav gibi düşünün. Kişisel bir mücadele gibi alın. İşlerden daha kolay olanı ile başlama isteğinizi bastırın. Kendinize sürekli olarak, her gün verdiğiniz en önemli kararlardan birinin ilk iş olarak ne yapacağınız ve sonra, eğer yapacaksanız ne yapacağınız olduğunu hatırlatın.
Kurbağa yemenin ikinci kuralı ise şudur: Eğer canlı bir kurbağa yemek zorundaysanız karşısına geçip de uzun süre onu seyretmenizin hiçbir yararı yoktur. Yüksek performans ve verimlilik düzeylerine erişmenin anahtarı, her sabah önce en önemli işinizi yapma alışkanlığını edinmek ve yaşam boyu sürdürmektir. Başka herhangi bir iş yapmadan ve üzerinde çok uzun süre düşünmeden kurbağanızı yemek, sizin için bir rutin haline gelmelidir. Bu nedenle, yaptığınız her işte bir “harekete yönelme” alışkanlığı geliştirin.
Doğrudan önemli işlerinize girişin ve bu işler bitinceye kadar istikrarlı ve odaklanmış bir şekilde çalışma disiplinini edinin. Size spesifik ölçülebilir sonuçlar üretmeniz, değerli bir katkıda bulunmanız ve sizden beklenen en önemli katkıyı yapmanız için para ödeniyor, bunlar için terfi ettiriliyorsunuz. Çabalamak, başarmak değildir; bu ikisini birbirine karıştırmayın. Başarınız, zaman içinde geliştirdiğiniz alışkanlıklarınıza bağlıdır. Öncelikler belirlemek, erteleme isteğinin üstesinden gelmek ve en önemli işlerinizi onlara odaklanarak tamamlamak; zihinsel ve fiziksel birer beceridir. Bu alışkanlık, üzerinde çalışılarak edinilir. Önemli bir işi tamamladığınız zaman özsaygınız yükselir, bir sevinç duyarsınız. İş ne kadar önemli ise siz de kendinizi o ölçüde mutlu, özgüvenli ve güçlü hissedersiniz. Önemli işlere başlama ve bitirme alışkanlığını edindiğiniz zaman bu davranış kendi kendini besler ve siz de önemli işleri tamamlama konusunda olumlu bir bağımlılık geliştirirsiniz.
Makale Kaynak: Brian Tracy - Eat That Frog - Sales&Service Excellence
Brian Tracy, Eat That Frog adlı kitabın yazarı ve Brian Tracy International’ın başkanıdır.