Archive for Mart, 2009

Esas Holding Krizi Nasıl Yönetecek?

Diğer Mart 26th, 2009

“Esas Holding Krizi Nasıl Yönetecek?”

Günün sorusu bu.

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bindiği helikopter Esas Holding’e bağlı MedAir şirketinin.

Pegasus Havayolları’nın da bağlı olduğu Esas Holding ise Şevket Sabancı’nın.

İki gündür helikopterden sinyal alınamaması, olayın tam da yerel seçimler öncesi yaşanması, konunun hassasiyetini daha da arttırıyor.

Böyle bir durumda şirketin kurumsal imajı ve krizi yönetip yönetemediği de ikinci plana düşüyor tabi.

Kurumsal açıdan kriz yönetilmeli, şirketin yerle bir olan imajı toparlanmalı ama helikoptere ulaşılamaması tüm bu durumu Esas Holding açısından da çok zor duruma getirmiş durumda.

Çok ilginç bir vaka çıkıyor önümüze.

Komplo teorileri de olacak bolca.

Dileğim Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin sağ salim kurtulması ama olayın üzerinden de bir günden fazla zaman geçti, ümitler azalıyor.

Feel Like A Star?

Diğer Mart 9th, 2009

Uzun zaman oldu yazmayalı, ne blogumda, ne Marketing Circle’da ne de başka bir yerde.

Benim için oldukça yoğun, meşakkatli geçen bir süreçti açıkçası. Bundan sonrası da öyle olacak gibi.

Bu süreçte en son Denizli’ye gittim danışmanlık için THY ile.

Son günlerde dikkat etmişsinizdir, uçaklarda bir gariplik var, çoğu ile varmak istediğiniz istasyona uçamıyorsunuz. En son bu sabah Adıyaman’a dün Kayseri’ye inemedi uçaklar. Biz de Denizli’ye gidelim derken Antalya’ya uçtuk mesela. Pilotlarda Amsterdam kazasından bu yana ciddi bir tedirginlik var gibi geldi bana.

THY’nın el atması gereken bir sorun sanki bu. Yolculara çokta güven vermiyorlar yaşanan problemlerde.

“Kendimi star gibi hissediyorum” derken Amsterdam’da “Star gibi öldüm” mottosu ile karşılaşınca bu tedirginlik tüm yolcuları da sarmış, kabin ekibiyle beraber.

Hava şartları kötü olunca Denizli’ye iniş yapmaya çalışan uçağımız havada benim bunca senedir yaşamadığım bir türbülansa kapılınca ya da daha doğrusu savrulunca (daha önce çok türbülans yaşamış biri olarak buna pek türbülans diyemiyorum) tabi ki ürktük. Pilot da ürkmüş olacak ki pisti tekrar denemeden Antalya’ya doğru yol aldı.

İşte krizi yönetme problemi de burada başladı. Biz yaklaşık 30 dk. daha yolculuk yaparak Antalya’ya geldik. Bu süreçte Antalya’ya iniş yapacağımız belli olmasına rağmen, THY Antalya ekibi Denizli’ye otobüs ile sevki ancak 1 saat geçtikten sonra ayarlayabildi.Üstelik ayarladıkları otobüste ne bir THY yetkilisi ne de yolu bilen bir şoför vardı.  Sularımızı aldık, yere sağ salim indiğimiz için şükrettik ve başımızın çaresine bakmamız için otobüse bindirildik. 3,5 saatlik yolu 5,5 saatte uçak yolcularının tarifiyle ancak tamamlayabildik.Bir de ne gereği olduğunu anlamadığımız şekilde inemediğimiz Denizli Çardak Havaalanı’na da THY’nın telefonla talimatı üzerine uğradık :) İndiremedik ama bir şekilde getirdik der gibi :)

THY’nın imajı hızlı bir şekilde erimekte. Bu kadar büyük ve gelişmiş bir şirketin sadece Kevin Costner’ı reklamlarında oynatarak Star Alliance üyesi olamayağını, bunun ciddi bir plan, program ve kurum kültürü gerektirdiği aşikardır.

Önlem alınmazsa imaj erozyona uğrayacaktır. Bir motivasyon süreci bu dönemde oldukça faydalı olur diye düşünüyorum.THY SOS veriyor, acil önlem almak gerekiyor.

blank