<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Beklenen Buluşma Ger&#231;ekleşti: Starbucks&#039;ta Neler Konuşuldu? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.ozguremre.com/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu.html/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ozguremre.com/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu.html</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Sep 2011 08:58:05 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Yazar: Starbuck ve su krizi &#124; Eray Endeş</title>
		<link>http://www.ozguremre.com/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu.html#comment-232</link>
		<dc:creator>Starbuck ve su krizi &#124; Eray Endeş</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2008 15:10:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozguremre.com/2008/08/16/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu/#comment-232</guid>
		<description>[...] özellikle Türkiyede blogları takip ettiğini biliyoruz. Acaba bununla ilgili herhangi bir açıklamada bulundular mı, bilen var mı? Ya da [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] özellikle Türkiyede blogları takip ettiğini biliyoruz. Acaba bununla ilgili herhangi bir açıklamada bulundular mı, bilen var mı? Ya da [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Özgür Emre Öztürk</title>
		<link>http://www.ozguremre.com/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu.html#comment-231</link>
		<dc:creator>Özgür Emre Öztürk</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 10:11:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozguremre.com/2008/08/16/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu/#comment-231</guid>
		<description>Canan Hanım&#039;dan gelen mesajı yorum olarak yayınlıyorum iznini alarak.
------------------------------------------------------

Özgür bey merhabalar,

15 Ağustos’taki görüşmemize ilişkin notlarınızı paylaştığınız yazınızı ve akabinde Eren ve Eray beylerin paylaştığı yorumları keyifle okuduk.

Siz değerli misafirlerimiz ile hem markamız, hem de misafirlerimiz açısından bakarak görüşlerimizi karşılıklı paylaşabildiğimiz güzel bir sohbet geçirdiğimizi ve yazınızda belirttiğiniz gibi bizim için de çok verimli bir görüşme olduğunu özellikle belirtmek isterim.

Yazınızda paylaştığınız tespitlerinizin, Eren ve Eray beylerin yorumlarında ekledikleri değerlendirmelerin bizler için de çok kıymetli bilgiler olduğunu söylemek istiyorum.

Değerli vakit ve görüşlerinizi paylaştığınız için; size, Eray, Eren  ve Murat beylere çok teşekkür ediyoruz.

Sizleri her zaman mağazalarımızda ağırlamaktan ve markamız ile ilgili tüm konularda iletişimde olmaktan mutluluk duyarız.

Görüşmek dileğiyle...

Canan Kelel
Starbucks Coffee Türkiye
Müşteri İlişkileri Uzmanı</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Canan Hanım&#8217;dan gelen mesajı yorum olarak yayınlıyorum iznini alarak.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>Özgür bey merhabalar,</p>
<p>15 Ağustos’taki görüşmemize ilişkin notlarınızı paylaştığınız yazınızı ve akabinde Eren ve Eray beylerin paylaştığı yorumları keyifle okuduk.</p>
<p>Siz değerli misafirlerimiz ile hem markamız, hem de misafirlerimiz açısından bakarak görüşlerimizi karşılıklı paylaşabildiğimiz güzel bir sohbet geçirdiğimizi ve yazınızda belirttiğiniz gibi bizim için de çok verimli bir görüşme olduğunu özellikle belirtmek isterim.</p>
<p>Yazınızda paylaştığınız tespitlerinizin, Eren ve Eray beylerin yorumlarında ekledikleri değerlendirmelerin bizler için de çok kıymetli bilgiler olduğunu söylemek istiyorum.</p>
<p>Değerli vakit ve görüşlerinizi paylaştığınız için; size, Eray, Eren  ve Murat beylere çok teşekkür ediyoruz.</p>
<p>Sizleri her zaman mağazalarımızda ağırlamaktan ve markamız ile ilgili tüm konularda iletişimde olmaktan mutluluk duyarız.</p>
<p>Görüşmek dileğiyle&#8230;</p>
<p>Canan Kelel<br />
Starbucks Coffee Türkiye<br />
Müşteri İlişkileri Uzmanı</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Eray Endeş</title>
		<link>http://www.ozguremre.com/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu.html#comment-230</link>
		<dc:creator>Eray Endeş</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 07:58:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozguremre.com/2008/08/16/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu/#comment-230</guid>
		<description>Shaya - Starbucks, bizim yanımımızda, bizim ve müşterinin gözünden durumu değerlendirdi. Aslı ve Canan Hanım&#039;dan sonra devam ettiğimiz kısımda biz bir de marka açısından değerlendirdik durumu.

TÜM müşteriler haklı (mı?)
Yaşanan durumun içeriğini tam olarak bilmiyoruz, biz sadece olay anından haberdarız. Acaba gerçek bir sorun mu vardı ortada yoksa müşteri gerçekten problemli miydi?

Hepsinden bağımsız benim de aklıma gelen tek nokta sorun müşteri tarafından bildirilmiyorsa, çalışan pardon partner bu olayı bildirmeli.

Tabi ki olması gereken müşteri tarafından bildirilmesidir ancak bir şikayet formu doldurmak gerçekten sıkıcı bir iş.

Şöyle düşünüyorum, sadece isim ve telefonun yazılacağı; şikayet konusu, olayın gerçekleştiği tarih, gerçekleştiği yer, hava sıcaklığı, nem oranı gibi müşteri için gereksiz soruların olmadığı bir form ile(hatta bunun adı kupon bile olabilir) verilip &quot;lütfen, bu durumu düzeltmemiz ve bir daha yaşanmamasını sağlamak için bize yardımcı olun&quot; demek çok daha başarılı olabilir.

Müşteri pardon misafir ile iki telefon görüşmesi yapılacak bundan sonra;
1. Yaşanan olayın bilgisini almak
2. İyileştirme yapıldıktan sonra &quot;sizi bir kahve ikram etmek istiyoruz&quot;

Kahve iç(e)meyen kendimi koyuyorum buraya ve işte benim markam.

Shaya - Starbucks&#039;ın tebriği hak ettiği bir nokta da aracı bir kurum olmadan markaları hakkındaki sohbetleri dinlemeleri, iletişime geçmeleri ve bunları çözmeye çalışmaları.

Yaşanan bu olumsuz olay benim için mutlu bir deneyim oldu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Shaya &#8211; Starbucks, bizim yanımımızda, bizim ve müşterinin gözünden durumu değerlendirdi. Aslı ve Canan Hanım&#8217;dan sonra devam ettiğimiz kısımda biz bir de marka açısından değerlendirdik durumu.</p>
<p>TÜM müşteriler haklı (mı?)<br />
Yaşanan durumun içeriğini tam olarak bilmiyoruz, biz sadece olay anından haberdarız. Acaba gerçek bir sorun mu vardı ortada yoksa müşteri gerçekten problemli miydi?</p>
<p>Hepsinden bağımsız benim de aklıma gelen tek nokta sorun müşteri tarafından bildirilmiyorsa, çalışan pardon partner bu olayı bildirmeli.</p>
<p>Tabi ki olması gereken müşteri tarafından bildirilmesidir ancak bir şikayet formu doldurmak gerçekten sıkıcı bir iş.</p>
<p>Şöyle düşünüyorum, sadece isim ve telefonun yazılacağı; şikayet konusu, olayın gerçekleştiği tarih, gerçekleştiği yer, hava sıcaklığı, nem oranı gibi müşteri için gereksiz soruların olmadığı bir form ile(hatta bunun adı kupon bile olabilir) verilip &#8220;lütfen, bu durumu düzeltmemiz ve bir daha yaşanmamasını sağlamak için bize yardımcı olun&#8221; demek çok daha başarılı olabilir.</p>
<p>Müşteri pardon misafir ile iki telefon görüşmesi yapılacak bundan sonra;<br />
1. Yaşanan olayın bilgisini almak<br />
2. İyileştirme yapıldıktan sonra &#8220;sizi bir kahve ikram etmek istiyoruz&#8221;</p>
<p>Kahve iç(e)meyen kendimi koyuyorum buraya ve işte benim markam.</p>
<p>Shaya &#8211; Starbucks&#8217;ın tebriği hak ettiği bir nokta da aracı bir kurum olmadan markaları hakkındaki sohbetleri dinlemeleri, iletişime geçmeleri ve bunları çözmeye çalışmaları.</p>
<p>Yaşanan bu olumsuz olay benim için mutlu bir deneyim oldu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Özgür Emre Öztürk</title>
		<link>http://www.ozguremre.com/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu.html#comment-229</link>
		<dc:creator>Özgür Emre Öztürk</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2008 10:50:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozguremre.com/2008/08/16/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu/#comment-229</guid>
		<description>Ufuk Hanım, ben de kendi adıma çok keyif aldım bu süreçten açıkçası.Sizlere de keyif verdiyse ne mutlu bana.
Bu arada Eren&#039;in yorumuna katılıyorum, vakanın başladığı nokta Eren&#039;in vurgu yaptığı &quot;Kuponu almak istemeyen müşteri&quot; noktası.
Markanın uyguladığını varsaydığımız &quot;yaptırım&quot; konusunda ise bence personelin eğitim seviyesi de son derece önemli. Hiç yaptırım uygulanmasa bile yeterince eğitimli olmayan ve durumun önemini farkedemeyen personel şikayeti ya da vakayı genel müdürlüğe iletmeyi lüzumlu görmeyebilir, hatta zaman kaybı olarak görebilir. Eğitimlerde mutlaka bu konuya da girilmeli diye düşünüyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ufuk Hanım, ben de kendi adıma çok keyif aldım bu süreçten açıkçası.Sizlere de keyif verdiyse ne mutlu bana.<br />
Bu arada Eren&#8217;in yorumuna katılıyorum, vakanın başladığı nokta Eren&#8217;in vurgu yaptığı &#8220;Kuponu almak istemeyen müşteri&#8221; noktası.<br />
Markanın uyguladığını varsaydığımız &#8220;yaptırım&#8221; konusunda ise bence personelin eğitim seviyesi de son derece önemli. Hiç yaptırım uygulanmasa bile yeterince eğitimli olmayan ve durumun önemini farkedemeyen personel şikayeti ya da vakayı genel müdürlüğe iletmeyi lüzumlu görmeyebilir, hatta zaman kaybı olarak görebilir. Eğitimlerde mutlaka bu konuya da girilmeli diye düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Ufuk Özgül</title>
		<link>http://www.ozguremre.com/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu.html#comment-228</link>
		<dc:creator>Ufuk Özgül</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Aug 2008 13:32:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozguremre.com/2008/08/16/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu/#comment-228</guid>
		<description>Gerçekten case study olmuş...Bu arada etkin web 2.0 takibi yapan bir PR ajansı yok TR&#039;de(bildiğim kadarıyla)...Ben Google alerts&#039;i kullanıyorum onun yerine, fakat çok da etkin değil...Çok keyifli bir blog serisiydi, tebrikler:))</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekten case study olmuş&#8230;Bu arada etkin web 2.0 takibi yapan bir PR ajansı yok TR&#8217;de(bildiğim kadarıyla)&#8230;Ben Google alerts&#8217;i kullanıyorum onun yerine, fakat çok da etkin değil&#8230;Çok keyifli bir blog serisiydi, tebrikler:))</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Eren Kumcuoğlu</title>
		<link>http://www.ozguremre.com/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu.html#comment-227</link>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 17:50:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozguremre.com/2008/08/16/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu/#comment-227</guid>
		<description>Bir de ufak ekleme yapmak isterim; Starbucks&#039;ın web 2.0&#039;a iyi hakim bir PR şirketi ile çalıştığını ve medya takibi üzerinden sözkonusu yazıya ulaştığını düşünmüştüm, ancak bu bilgi direk kurum içerisinden bir web 2.0 takipçisi tarafından gelmiş.
Bu, bir Türk şirketi olsa sevinirdim. Bu şekilde ancak &quot;etkilendim&quot; diyebiliyorum.

Benzer vizyona sahip insanları yerel işletmelerde ve kıymetli pozisyonlarda görebileceğimiz günler diliyorum =)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir de ufak ekleme yapmak isterim; Starbucks&#8217;ın web 2.0&#8242;a iyi hakim bir PR şirketi ile çalıştığını ve medya takibi üzerinden sözkonusu yazıya ulaştığını düşünmüştüm, ancak bu bilgi direk kurum içerisinden bir web 2.0 takipçisi tarafından gelmiş.<br />
Bu, bir Türk şirketi olsa sevinirdim. Bu şekilde ancak &#8220;etkilendim&#8221; diyebiliyorum.</p>
<p>Benzer vizyona sahip insanları yerel işletmelerde ve kıymetli pozisyonlarda görebileceğimiz günler diliyorum =)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Eren Kumcuoğlu</title>
		<link>http://www.ozguremre.com/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu.html#comment-226</link>
		<dc:creator>Eren Kumcuoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Aug 2008 16:59:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.ozguremre.com/2008/08/16/beklenen-bulusma-gereklesti-starbucksta-neler-konusuldu/#comment-226</guid>
		<description>Başlayalım öyleyse...

Bir müşteriniz içeri giriyor, bir sorun yaşıyor ve ardından memnuniyetini sağlamak, kendinize bir şans daha tanıtmak adına bedava içecek kuponu veriyorsunuz.

Geleneksel Türk işletmeciliğinde içeri girer, birşey sipariş eder, gelen siparişi beğenmeyip geri yollamak istersek &quot;Bizde böyle kardeşim, beğenmiyorsan öde borcunu çek git!&quot; tavrıyla karşılaşırız.
Biliyoruz ki, ortalama müşteri, içeride olumsuz bir durum yaşadığında 2 tane kupon verilerek tav edilebilir.
O saatten sonra Starbucks, 3.dünya ülkesinde yaşayan, görmeye alıştığı muamelenin yanında çok farklı bir tavır görünce afallayan bu insan için bir Lovemark&#039;tır.

Peki, ya bu kuponu almak istemezse?

İşte vaka burada başlıyor.
Çünkü kuponu almak istemeyen müşteri, sizin bir tepki olarak o kuponu verdiğinizi kavramış, sıradışı bir müşteri.

Burada yapmanız gereken şey, &quot;tepki&quot; değil &quot;yaklaşım&quot; göstermek olabilir.
Bu, belki sıcak bir tonda sohbet, ya da belki can kulağıyla dediklerini dinleme olabilir ve müşteri tatmin edilebilirdi. Buna rağmen, kupon vermek ısrarı niye?

Burada mekanik işleyişlerin sıkıntısı ortaya çıkıyor. Çünkü ortada bir müşteri memnuniyeti manifestosu var. Müşteri&#039;nin memnuniyeti, mağaza içerisinde yalnız manifesto&#039;ya göre sağlanabilir. Manifesto&#039;nun dışında kalan kısım, Shaya&#039;ya iletilir ve sorun bir üst kanaldan çözülmeye çalışılır. Peki, müşteri bundan tam anlamıyla tatmin olabilir mi? Kimisi olur, kimisi olmaz.

Benim burada bir iddiam var. Merkeze bildirilen şikayetlerin buzdağının yalnızca görünen kısmı olduğunu, dolayısıyla çözülmemiş sorunlar olarak bir de görünmeyen kocaman bir kısım olduğunu düşünüyorum. Nedenini açıklayım...

Orada konuşurken Canan Hanım eğitim sistemlerinden bahsetti. Açıkları kapatmak için elbette metodik bir şekilde eğitimler vardır, ancak Starbucks&#039;ın bir yaptırım sisteminin de olduğunu düşünüyorum.
Zira yaşanan olay buradan aksetmiş ve görüşmeyi buradaki yazıya istinaden gerçekleştirmiş olduk, oysa ki bizden önce mağazadaki supervisor&#039;ın gidip bu durumu &quot;Ben bugün bir müşterimizin sorununu çözemedim&quot; diyerek bildirmesi gerekirdi diye düşünüyorum.

Bunu yapmamasındaki neden belki durumu hafife alması, belki de sene sonundaki değerlendirmelerde hanesine eksi puan yazdırmaktan, düşük performanslı gözükmekten korkması olabilir.

Peki, Starbucks nasıl kurtulur?

Bu durumu aşabilmek için, sorunlu müşterilerle iletişimde başarısız olanlara ve bunu bildirenlere ödül olarak kişilerarası iletişim, tüketici davranışı ya da çeşitli sosyal bilimler eğitimleri verilmesi olabilir. Ancak öyle basmakalıp eğitimler değil, daha terzi kesim, daha insana yakın. Mümkünse akademisyenlerin tepegözlerden vermediği eğitimlerden (bunu derken kimseyi de gücendirmek istemem)...
Böylece hem karşılaşılan vakalardan feedback alınıp süreçler geliştirilir, hem de çalışanların kişisel gelişimleri desteklenmiş olur.

Çok maliyetli oldum, biliyorum, ama ideal olan bu gibi =)

Not: Eray ile canlandırma yaparken, müşteriye empati göstermek adına yapılacak yaklaşımın tonunun da çok hassas olduğunu düşündük.
&quot;Buyrun, size bir kahve ikram edeyim ve önerilerinizi dinleyim&quot; derken, karşı tarafın arkadaş canlısı tonu yakalayabilmesi, çalışanın da bu tonu verebilmesi çok önemli. Bu sefer de ziyaretçinin gözünü korkutarak kaş yapayım derken göz çıkarmamak gerek...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Başlayalım öyleyse&#8230;</p>
<p>Bir müşteriniz içeri giriyor, bir sorun yaşıyor ve ardından memnuniyetini sağlamak, kendinize bir şans daha tanıtmak adına bedava içecek kuponu veriyorsunuz.</p>
<p>Geleneksel Türk işletmeciliğinde içeri girer, birşey sipariş eder, gelen siparişi beğenmeyip geri yollamak istersek &#8220;Bizde böyle kardeşim, beğenmiyorsan öde borcunu çek git!&#8221; tavrıyla karşılaşırız.<br />
Biliyoruz ki, ortalama müşteri, içeride olumsuz bir durum yaşadığında 2 tane kupon verilerek tav edilebilir.<br />
O saatten sonra Starbucks, 3.dünya ülkesinde yaşayan, görmeye alıştığı muamelenin yanında çok farklı bir tavır görünce afallayan bu insan için bir Lovemark&#8217;tır.</p>
<p>Peki, ya bu kuponu almak istemezse?</p>
<p>İşte vaka burada başlıyor.<br />
Çünkü kuponu almak istemeyen müşteri, sizin bir tepki olarak o kuponu verdiğinizi kavramış, sıradışı bir müşteri.</p>
<p>Burada yapmanız gereken şey, &#8220;tepki&#8221; değil &#8220;yaklaşım&#8221; göstermek olabilir.<br />
Bu, belki sıcak bir tonda sohbet, ya da belki can kulağıyla dediklerini dinleme olabilir ve müşteri tatmin edilebilirdi. Buna rağmen, kupon vermek ısrarı niye?</p>
<p>Burada mekanik işleyişlerin sıkıntısı ortaya çıkıyor. Çünkü ortada bir müşteri memnuniyeti manifestosu var. Müşteri&#8217;nin memnuniyeti, mağaza içerisinde yalnız manifesto&#8217;ya göre sağlanabilir. Manifesto&#8217;nun dışında kalan kısım, Shaya&#8217;ya iletilir ve sorun bir üst kanaldan çözülmeye çalışılır. Peki, müşteri bundan tam anlamıyla tatmin olabilir mi? Kimisi olur, kimisi olmaz.</p>
<p>Benim burada bir iddiam var. Merkeze bildirilen şikayetlerin buzdağının yalnızca görünen kısmı olduğunu, dolayısıyla çözülmemiş sorunlar olarak bir de görünmeyen kocaman bir kısım olduğunu düşünüyorum. Nedenini açıklayım&#8230;</p>
<p>Orada konuşurken Canan Hanım eğitim sistemlerinden bahsetti. Açıkları kapatmak için elbette metodik bir şekilde eğitimler vardır, ancak Starbucks&#8217;ın bir yaptırım sisteminin de olduğunu düşünüyorum.<br />
Zira yaşanan olay buradan aksetmiş ve görüşmeyi buradaki yazıya istinaden gerçekleştirmiş olduk, oysa ki bizden önce mağazadaki supervisor&#8217;ın gidip bu durumu &#8220;Ben bugün bir müşterimizin sorununu çözemedim&#8221; diyerek bildirmesi gerekirdi diye düşünüyorum.</p>
<p>Bunu yapmamasındaki neden belki durumu hafife alması, belki de sene sonundaki değerlendirmelerde hanesine eksi puan yazdırmaktan, düşük performanslı gözükmekten korkması olabilir.</p>
<p>Peki, Starbucks nasıl kurtulur?</p>
<p>Bu durumu aşabilmek için, sorunlu müşterilerle iletişimde başarısız olanlara ve bunu bildirenlere ödül olarak kişilerarası iletişim, tüketici davranışı ya da çeşitli sosyal bilimler eğitimleri verilmesi olabilir. Ancak öyle basmakalıp eğitimler değil, daha terzi kesim, daha insana yakın. Mümkünse akademisyenlerin tepegözlerden vermediği eğitimlerden (bunu derken kimseyi de gücendirmek istemem)&#8230;<br />
Böylece hem karşılaşılan vakalardan feedback alınıp süreçler geliştirilir, hem de çalışanların kişisel gelişimleri desteklenmiş olur.</p>
<p>Çok maliyetli oldum, biliyorum, ama ideal olan bu gibi =)</p>
<p>Not: Eray ile canlandırma yaparken, müşteriye empati göstermek adına yapılacak yaklaşımın tonunun da çok hassas olduğunu düşündük.<br />
&#8220;Buyrun, size bir kahve ikram edeyim ve önerilerinizi dinleyim&#8221; derken, karşı tarafın arkadaş canlısı tonu yakalayabilmesi, çalışanın da bu tonu verebilmesi çok önemli. Bu sefer de ziyaretçinin gözünü korkutarak kaş yapayım derken göz çıkarmamak gerek&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

