Jenerik Marka Olmak ve İlla ki Pınar Sucuk
Brand, Marketing, jenerik marka, pazarlama, pınar Nisan 10th, 2008
Bugünlerde reklamlarda bol bol Pınar Sucuk reklamları ön plana çıkıyor.
Halı sahada kırmızı kart gören oyuncu kırmızı kartı görünce, eÅŸiyle yatakta yan yana görüntülenen adam eÅŸi gülünce “Åžimdi canım öyle bir Pınar Sucuk çekti ki” deyip anlatmaya baÅŸlıyor. Biz de izliyoruz bu jenerik marka olma çabasını.
“Jenerik Marka” pazarlamada önemli bir kavram.
Jenerik marka olmak, tüm marka sahibi işletmelerin hayali belki de.
Peki “Jenerik Marka” olmak ne demek?
Jenerik marka, markanın faaliyet gösterdiği kategorinin yerine geçmesi, ona adını vermesi olarak tarif edilebilir kısaca.
Jenerik marka olmak fırsat mı? tehlike mi?
“Jenerik olmak ve tüm kategorinin kendi markanızla anılması, bilinirlik ve tüketicinin ilk talep edeceÄŸi ürün olmak açısından bulunmaz bir fırsattır. Ancak hem dağıtım kanalınız iyi olacak hem de satıcıya para kazandıran bir satış modeliniz olacak ki, sizin markanız istendiÄŸinde baÅŸka bir marka verilmesin.” diyor bir jenerik markanın yöneticisi.
Bu, Nescafe ya da Cif istediğinde şişesi, kutusu ona en çok benzeyeni, Selpak istediğinde de ambalaj tasarımı, renkleri ürünü çağrıştıranı verilmesin istiyorsanız, bu iki noktaya dikkat edin demek.
Aklımıza Türkiye’den çok sayıda örnek geliyor aslında şöyle bir bakarsak;
Kimlere nasip olmuÅŸ bu ülkede “Jenerik Marka” olmak!
Ve devasa yatırımlar yapan bir çok firma, en çok iÅŸ yaptıkları kategorilerde ne yazık ki jenerik marka olmayı baÅŸaramamış; Ülker gibi, Eti gibi, İpragaz gibi, Solo gibi, Fıratpen gibi… Örnek çok.
Bunlara PINAR SUCUK’u da ekleyebiliriz. Ne kadar çaba gösterse de sucuk için kimsenin Pınar Sucuk diyeceÄŸini sanmam.
Tabi ki bu kadar basit açıklanamaz. Bu bir markanın halk/tüketici tarafından benimsenmesi süreci.
Jenerik marka olamayan firmalar için de bu durum aslında fırsat olarak bile algılanabilir. Tabi tüketici çok bilinçli değilse.
Satış/dağıtım ağının iyi organize edilmiş olması, üretimde süreklilik ve ürün kalitesi ile uygun fiyat ikame ürün olmayı sağlayacaktır. Ve tehditi fırsata dönüştürme imkanı yaratacaktır.
Bu sürecin yok ettiği ya da zarar verdiği örneklerde çok.
Bunlardan en bilineni DUŞAKABİN.
DUÅžAKABİN markasıyla Türkiye’de duÅŸ kabini üretimine 1984′te baÅŸlayan Intermart, zamanında tescil ettirmediÄŸi bu ürünü 2004 Nisan ayında pazardan çekmek zorunda kaldı. Bunun üzerine Alman Hüppe Classics’i piyasaya sunan Intermart, 250 farklı markanın rekabet ettiÄŸi 30 milyon euroluk pazarda yeni markasıyla yüzde 35 pay almayı baÅŸardı.
Önemli sayılabilecek diğer iki örnek ise Tibet Kimya bünyesinde yaşanmış.
Tibet Kimya tarafından üretilen CAM-SİL, pazarın % 46.4′üne sahipken, tuvalet kokusu gidericiler pazarının ilk markası ERNET 55 yıldır üretilmesine raÄŸmen Tibet tarafından ithal ürünlere karşı bir strateji geliÅŸtirilmemesi nedeniyle % 17′e paya kadar gerilemiÅŸ durumda.
Jenerik marka olmak kötü bir şey değil fakat tehlikesi çok, başarılması ise çok çok zor bir yol.
Tehlikesi, sektördeki kalitesiz ve ucuz ürünlerin de kendi adlarıyla anılması, marka imajının zedelenmesini de beraberinde getirmesinden, jenerik marka olmanın zorluğu ise pazarın globalleşmesi neticesinde tüketiciye sunulmamış ürün kategorisinin neredeyse hiç kalmaması ve bu fırsat keşfedilse bile maliyetinin yüksekliği olarak düşünülebilir.
Ürün YerleÅŸtirme Faciası
Ad, Entertainment Marketing, Marketing, Nike, Product Placement, Reklam, Run Fatboy Run, Simon Pegg, pazarlama, Ürün Yerleştirme Mart 1st, 2008
Ürün yerleÅŸtirme (product placement) Türkçe’ye doÄŸru çevirisini bulmakta benim de zorlandığım “Entertainment Marketing’in bir unsuru.
Entertainment Marketing kimine göre Eğlenceli Pazarlama, kimine göre Eğlence Pazarlaması.
Ürün yerleştirme her türlü filmde itina ile kullanılan
önemli bir unsur. Hollywood’tan sınırsız örnek de verebiliriz bu konuda.
İsviçreli ünlü saat markası ORIS’in Constantine’de Keanu Reeves’in kolunu süslemesi çok da göze batmayan ancak hoÅŸ ürün yerleÅŸtirme örneklerinden.
Bir çok filmde karşılaştığımız notebookların Apple oluşu da böyle bir şey. Ya da baş karakter markete girdiğinde arkada beliren bir Pepsi logosu ya da evde dolaptan çıkardığı bir Bud da buna iyi birer örnek.
Ancak geçen gün izlediÄŸim kara mizah örneÄŸi “Run Fatboy Run” filminde yapılan uygulama kör gözüm parmağına ÅŸeklinde özetlenebilir ve ancak bu kadar rahatsız edici olabilirdi.
Bunun adı ürün yerleştirme olabilir mi? Yoksa ürün arasına film yerleştirme mi?
İşiniz İçin En DoÄŸru Medyayı Seçmek
Ad, E-mail Marketing, Marketing, Medya, Offline, Online, Planlama, Reklam, Search Engine Marketing, WOM, WOMM, pazarlama Åžubat 27th, 2008
Satın almak istediğiniz zaman nereye bakmalısınız?
Eğer tüketici penetrasyonu ve kullanımı pazarlamanın tek önemsediği konu olsaydı, televizyonlar tüm dikkati ve bütçeyi alırlardı.
Televizyon önemsiz demek istemiyorum, söylemek istediğim temelde şu:
Kullanacağımız medya kimi, ne zaman ve tüketici satın almasının hangi aşamasında hedeflediğimizle doğrudan ilgili olursa efektif olacaktır.
Kullanılacak medyanın dönem dönem farklı popülariteye ulaşması da dikkate alınmalıdır.
Marshall Pazarlama & İletiÅŸim tarafından Vertis ile birlikte hazırlanan “Perakende 2008:Medya” adlı çalışma, basılı medyada kullanılan insertlerin hala en etkili pazarlama araçlarından biri olduÄŸunu gösteriyor.
2004 yılında yapılan ilk araÅŸtırmada, satın alma kararını verirken insertlerin kararını vermede etkili olduÄŸunu söyleyen yetiÅŸkin Amerikalıların oranı % 30 iken bugün bu oran % 26′lar seviyesinde olsa da çok büyük bir düşüş göstermediÄŸini de gösteriyor bize.
