Müşteri Deneyimi’nde Acil Durumlar
Müşteri Deneyimi Aralık 4th, 2009
Yaşamaya devam ettiğimiz müddetçe birşeylerin müşterisi olacağız ve deneyimlerimiz olacak markalarla ilgili.
Peki yaşamınızı tehdit eden ya da sizi zor durumda bırakan bir anda yaşadığınız deneyim nedir? O markayla ilgili düşünceniz ne olur?
Örneğin sigorta şirketleri…
Arabalarımızı sigortalatıyoruz, neden? Bir kaza ya da can sıkıcı bir durum karşısında güvenecek birilerine ihtiyacımız var.
Ya da aracınızın markasının sunduğu assistance hizmeti. Yine bir kaza ya da can sıkıcı bir durum karşısında ihtiyacımız olduğu anda arayacağımız bir servis.
Kimsenin başına gelmesin ama hiç mi kaza yaşamadık?
İşte o anda aradığınız böyle bir destek hizmeti size şu kaza için 1′e, cam kırığı için 2′ye, arabanız artık yoksa 3′e, henüz delirmediyseniz 4′e, yok delirdiyseniz 9′a basın diyorsa ne yaparsınız?
Bu da bir deneyimdir en nihayetinde. Bir daha nasıl barışacağız zor anımızda bize daha da zorluk çıkartan markayla?
Markalar için günümüzde ulaşılabilir olmak çok önemli. Ya da çok önemli olmalı.
Hele ki bir kaza ya da can sıkıcı bir durum yaşandığında…
İlla trafik kazası olacak diye bir durum da yok. O kadar da karamsar olmayalım. Ama can sıkıcı durumlar hep oluyor. İnsan hep iyi, güzel şeyler deneyimleyemiyor markalarla ilgili.
Bir kaç gün önce Serhat Akkılıç’ın yaşadığı durum Saraybosna’da. Daha önce benim Denizli’de yaşadığım.
Serhat Akkılıç’ın feedinin altına Vadi Efe’nin yorumu bu yazının mantığıyla ve sorguladığı şeyle örtüşüyor aslında:
“Yüce Bey size bu tür bir durumda nasıl ulaşabiliriz? Sizin göreviniz bu değildir tabii, en azından THY’den kime ulaşabiliriz, bilgilendirebilirseniz çok sevinirim. – Vadi Efe”
Bu tip durumları da hesap etmeli markalar ve bu tip durumlara uygun acil hareket planları ortaya koymalı.
Çünkü bazen zor anında “Sakin olun” diyecek birini bekliyor insan karşısında, çözüm getirecek ona destek olacak birileri ile konuşmak istiyor.
Peki bu tip durumlar için neye ihtiyacımız var: Kriz Yönetimi
O da bir sonraki yazının konusu…
Pazarlama Evreninin Merkezi
Marka, Müşteri, Müşteri Deneyimi, WOMM, pazarlama Kasım 16th, 2008
Tıpkı güneşin dünya etrafında döndüğünün gerçek olmadığı gibi pazarlama da reklam, satış ve promosyon etrafında dönmez.
Pazarlamanın en önemli görevlerinden biri illüzyon yaratmak üzerinedir.Bu da içine ürün imajını, konumlanmayı, marka kimliğini alır.
WOM, pazarlama evreninin merkezidir.İnsanlar gördükleri reklamlar hakkında, okudukları bilgiler hakkında konuşur ve kişiyi satın almaya ikna eden şey gerçek pazarlama malzemesi değil konuşmadır.
Tatmin olmuş ve mutlu bir müşteriniz varsa bu binlerce YTL’lik pazarlama bütçenizi çok daha etkili kılar. Bundan sonra yapacağınız pazarlama çalışmalarınızı dışarıya taşıyacak “gönüllü” pazarlama adamlarınız var demektir.
Tatmin olmuş ve mutlu bir müşteri ürününüzü ya da hizmetinizi tavsiye ettiğinde bu karşıdaki müşteri adayına maruz kaldığı pazarlama mesajından daha akılcı, nesnel ve rahatlatıcı gelir. Hatta almış olduğu pazarlama sinyallerini bütünler bile.
Buradan hareketle temel nokta müşterilerle doğru kanallarla doğru iletişim kurabilmektir diyebiliriz. Onları birer “marka gönüllüsü” haline getirmek, ve tabi ki bunu becerebilmek için çok iyi bir planlama yapmaktır.
WOMM yoluyla müşteriyi sizin ürününüzü satar hale getirmek, satışları arttırmanın en kolay ve iyi yoludur.

Araştırmalar, “olumlu bir müşteri deneyimi” yaşamış bir müşterinin beğendiği ürün ya da hizmeti ortalama 3 kişiye anlatmakta olduğunu, buna karşılık “olumsuz bir müşteri deneyimi” yaşamış bir müşterinin bunu 11 kişiye anlatmakta olduğunu göstermektedir. Bu nedenle WOMM, eğer müşteriye nasıl davrandığınıza dikkat etmezseniz geri tepebilir ve kendi kendinize kötü bir pr çalışmasına imza atmış olursunuz.
WOMM günümüzde çok daha önemli hale geldi. Artık anlık iletişimin doruğa çıktığı, elektriksiz! değil internetsiz evin kalmadığı bir dönemi yaşıyoruz. WOMM bu süreçte kendiliğinden doğuyor, çünkü hiçbirimiz bu kadar yoğun bilgiyi içimizde tutup sindiremiyoruz, paylaşmak istiyoruz. Bolca okuyoruz, kimilerimiz blog yazıyor, diğerleri okuyup yorum yapıyor, bazılarımız sadece okuyor ama başkaları ile paylaşıyor.
Artık zaman markalar için çok daha tehlikeli bir zaman. Müşteri daha bilinçli, uğradığı haksızlığı hazmetmiyor, bunu genelde konuşarak, kimi zaman yazarak, kimi zaman markaya ulaşarak ama mutlaka bir şekilde gösteriyor.
Bu noktada markalara daha çok iş düşüyor. Artık markalar blogları takip etmeli, google alert’i kullanmalı ya da daha amatör bir markaysa bunları yapacak kapasiteye sahip vizyon sahibi adamlarla çalışmalı…
Gelenekselin düşüş halinde olduğu bir devri yaşıyoruz.WOMM, doğru ve dürüst bir markaysanız! bir zaman ve nakit tasarrufçusudur.
Müşteriler aldıkları bilgiyi analiz edecek, bunu iletecek, kendi tecrübelerini de katarak markaya fayda sağlayacaktır.
Görev markaların, görev müşteriyi oyunun içine katma ve oyunun içinde tutma zamanı… Başaran kazanır…
Müşteri Deneyimi ve Markalar
Brand, Mado, Marka, Müşteri Deneyimi, Starbucks, Virgin Galactic Ekim 16th, 2008
"Müşteri Deneyimi" markalar için içi oldukça dolu, dolu olduğu kadar da önemli bir kavram. Bu kavram son dönemde o kadar çok önem kazandı ki "Müşteri İlişkileri Yönetimi" bile "Müşteri Deneyimi Yönetimi"ne dönüşmek üzere.
Müşteri ile etkileşime girmek, onlara marka ile ilgili olumlu bir deneyim yaşatabilmek, bu deneyim sonrası oluşan memnuniyet/memnuniyetsizliği kendisine de tecrübe edinip durum aleyhte ise bunu lehine ve bir sonraki aşamada marka bağımlılığına çevirebilmek en büyük görevlerinden artık markaların.
Müşteri memnuniyetini yaratan unsurlar neler?
Çok mu kalıplaşmış, çok mu kesin ve her marka için uygulanabilir mi bu reçete?
Müşteri deneyimi müşteri memnuniyetini barındırıyorsa sorun yok markalar için.
Ama ya bu deneyim müşterinin memnuniyeti yerine memnuniyetsizliğini barındırıyorsa içinde?
O zaman harekete geçiyor muyuz marka yöneticileri olarak? Ya da neler yapıyoruz?
Bu deneyimden bir tecrübe çıkartabiliyor muyuz, bunu eğitime çevirip tecrübeyi tabana yayıyor muyuz?
