İlk Organik Rakı!
E-mail Marketing, Online, içki, organik Temmuz 11th, 2008
Yazının baÅŸlığı konusunda tereddüt etmedim desem yalan söylemiÅŸ olurum. Bu gerçekten bir ilk mi bilmiyorum ama gönderilen maildeki yazıyı da yansıtmasını istedim.
Konumuz ilginç, saÄŸlık ve keyif ürünü birarada ne kadar mümkün?
ÇaÄŸrışımda bir gariplik olduÄŸunu hissediyorum: Organik Ürün ve İçki.
Biri saÄŸlığı diÄŸeri keyfi çaÄŸrıştırıyor. Keyif tabi ki saÄŸlıklı olabilir. Ancak saÄŸlıklı olmak bu kadar da keyfine düÅŸkün olmak demek midir bilmem.
Neyse bu benim iÅŸim deÄŸil. Hem belki ÅŸu açıdan da bakabiliriz olaya madem içeceksin bari içeriÄŸi saÄŸlıklı olsun
Rakı en eski içkilerden biri, tarım ise yerleÅŸik insanın bildiÄŸi ilk iÅŸlerden. Mutlaka ürünlerinden defalarca içki de üretmiÅŸtir.
Ancak Efe Rakı’nın iddiası dünyanın ve dolayısıyla Türkiye’nin ilk organik içkisini ürettiÄŸi…
DoÄŸrudan Pazarlama nedir? Ne deÄŸildir?
Direct Marketing, DoÄŸrudan Pazarlama, pazarlama Haziran 13th, 2008
DoÄŸrudan Pazarlama, DPİD tarafından kitlesel iletiÅŸim araçları dışındaki mecraları kullanarak hedef kitle ile marka arasında iliÅŸki kuran, baÄŸlılık yaratan, satın almaya teÅŸvik eden, interaktif, somut, davetkar, katılımcı ve sonuçları ölçülebilen pazarlama iletiÅŸimi faaliyetleri olarak tanımlanmaktadır.
Bu tanıma bağlı olarak aşağıdaki faaliyet alanları doğrudan pazarlamanın kapsamına girer:
- Promosyonel Pazarlama
- Etkinlik Pazarlaması
- Satış Noktalarında Pazarlama
- İnteraktif Pazarlama
- Veritabanına Dayalı Pazarlama
Jenerik Marka Olmak ve İlla ki Pınar Sucuk
Brand, Marketing, jenerik marka, pazarlama, pınar Nisan 10th, 2008
Bugünlerde reklamlarda bol bol Pınar Sucuk reklamları ön plana çıkıyor.
Halı sahada kırmızı kart gören oyuncu kırmızı kartı görünce, eÅŸiyle yatakta yan yana görüntülenen adam eÅŸi gülünce “Åžimdi canım öyle bir Pınar Sucuk çekti ki” deyip anlatmaya baÅŸlıyor. Biz de izliyoruz bu jenerik marka olma çabasını.
“Jenerik Marka” pazarlamada önemli bir kavram.
Jenerik marka olmak, tüm marka sahibi işletmelerin hayali belki de.
Peki “Jenerik Marka” olmak ne demek?
Jenerik marka, markanın faaliyet gösterdiği kategorinin yerine geçmesi, ona adını vermesi olarak tarif edilebilir kısaca.
Jenerik marka olmak fırsat mı? tehlike mi?
“Jenerik olmak ve tüm kategorinin kendi markanızla anılması, bilinirlik ve tüketicinin ilk talep edeceÄŸi ürün olmak açısından bulunmaz bir fırsattır. Ancak hem dağıtım kanalınız iyi olacak hem de satıcıya para kazandıran bir satış modeliniz olacak ki, sizin markanız istendiÄŸinde baÅŸka bir marka verilmesin.” diyor bir jenerik markanın yöneticisi.
Bu, Nescafe ya da Cif istediğinde şişesi, kutusu ona en çok benzeyeni, Selpak istediğinde de ambalaj tasarımı, renkleri ürünü çağrıştıranı verilmesin istiyorsanız, bu iki noktaya dikkat edin demek.
Aklımıza Türkiye’den çok sayıda örnek geliyor aslında şöyle bir bakarsak;
Kimlere nasip olmuÅŸ bu ülkede “Jenerik Marka” olmak!
Ve devasa yatırımlar yapan bir çok firma, en çok iÅŸ yaptıkları kategorilerde ne yazık ki jenerik marka olmayı baÅŸaramamış; Ülker gibi, Eti gibi, İpragaz gibi, Solo gibi, Fıratpen gibi… Örnek çok.
Bunlara PINAR SUCUK’u da ekleyebiliriz. Ne kadar çaba gösterse de sucuk için kimsenin Pınar Sucuk diyeceÄŸini sanmam.
Tabi ki bu kadar basit açıklanamaz. Bu bir markanın halk/tüketici tarafından benimsenmesi süreci.
Jenerik marka olamayan firmalar için de bu durum aslında fırsat olarak bile algılanabilir. Tabi tüketici çok bilinçli değilse.
Satış/dağıtım ağının iyi organize edilmiş olması, üretimde süreklilik ve ürün kalitesi ile uygun fiyat ikame ürün olmayı sağlayacaktır. Ve tehditi fırsata dönüştürme imkanı yaratacaktır.
Bu sürecin yok ettiği ya da zarar verdiği örneklerde çok.
Bunlardan en bilineni DUŞAKABİN.
DUÅžAKABİN markasıyla Türkiye’de duÅŸ kabini üretimine 1984′te baÅŸlayan Intermart, zamanında tescil ettirmediÄŸi bu ürünü 2004 Nisan ayında pazardan çekmek zorunda kaldı. Bunun üzerine Alman Hüppe Classics’i piyasaya sunan Intermart, 250 farklı markanın rekabet ettiÄŸi 30 milyon euroluk pazarda yeni markasıyla yüzde 35 pay almayı baÅŸardı.
Önemli sayılabilecek diğer iki örnek ise Tibet Kimya bünyesinde yaşanmış.
Tibet Kimya tarafından üretilen CAM-SİL, pazarın % 46.4′üne sahipken, tuvalet kokusu gidericiler pazarının ilk markası ERNET 55 yıldır üretilmesine raÄŸmen Tibet tarafından ithal ürünlere karşı bir strateji geliÅŸtirilmemesi nedeniyle % 17′e paya kadar gerilemiÅŸ durumda.
Jenerik marka olmak kötü bir şey değil fakat tehlikesi çok, başarılması ise çok çok zor bir yol.
Tehlikesi, sektördeki kalitesiz ve ucuz ürünlerin de kendi adlarıyla anılması, marka imajının zedelenmesini de beraberinde getirmesinden, jenerik marka olmanın zorluğu ise pazarın globalleşmesi neticesinde tüketiciye sunulmamış ürün kategorisinin neredeyse hiç kalmaması ve bu fırsat keşfedilse bile maliyetinin yüksekliği olarak düşünülebilir.
