12 Eki 2011

Değişim…

Yorum Yok Genel

Değişim…

İnsanların sürekli yaşadıkları ancak belki de farkında olmadıkları için korktukları bir unsur.

Belki bu sebepten “Değişmedim ama geliştim” diyebiliyor insanoğlu. Gelişimin değişimin vazgeçilmez parçası olduğunu anlayamadığı için.

İnsanların, organizasyonların, ailelerin en büyük korkusu olan değişime karşı durulabileceğini sanmak en basit ifadeyle cahillik olur.

Konuyu bu saydığım unsurlardan herhangi birisi için ele alabiliriz.

Ama bugün ben ailedeki değişimi konu edinmek istiyorum. Organizasyonlardaki değişimi atlayıp asıl konuyu ıskalamıyorum, merak etmeyin. Ona da sıra gelecek. Ama aile toplumun temel direği. Değişim istiyorsanız, önce aileden başlayacaksınız, nihayetinde aileye işlememiş bir değişim topluma sirayet etmez. Bunun da farkında olmak lazım.

Değişim, ailelerde “kuşak çatışması” adıyla kendine direnç buluyor.

Ya da çekirdek aile değilseniz, geleneksel aile yapısına sahipseniz, değişim evinize çok ama çok geç uğruyor.

Bunda bir kaç sebep var. Birincisi geleneksel aile yapısında, büyüklerle beraber yaşadığınız için, onları -elinizden geldiğince- kırmamak için ne kadar zor olsa da, dediklerine, yaptıklarına ses çıkarmıyor hatta görmezden geliyor daha da ötesi kabulleniyorsunuz, ikincisi karakter çatışmaları gelecekte sizin üzüleceğiniz sorunlar yaratabiliyor, bu sebeple -yine- susuyor ve çatışmayı bitiren taraf olmayı yeğliyorsunuz. Her iki haliyle de zor bir durum.

Oysa ki değişim canlılar için kaçılabilecek bir olgu değil. Günden güne aynadaki biz değişirken, zaman akıp giderken bunun karşısında durabilmek pek de mümkün değil.

En iyisi kendinizden pay biçin, kız arkadaşınızla, eşinizle tanıştığınız günkü siz misiniz? Yoksa daha şeffaf çizgileriniz mi var kırmızı hatlar yerine?

Anneniz, babanızla 5-10 yıl öncesindeki gibi misiniz? Yoksa kendi kararlarınızı uygulama, kendi yaşam alanınızı yaratma isteğiniz mi var?

İşte ailedeki çatışma burada başlıyor.

Anlaşma, uzlaşma, hakkın ve gücün tanımı burada ortaya çıkıyor.

Yaşınız kaç olursa olsun, hakkınızın bir diğerinin hakkının başladığı yerde bittiğini kabul etmek önemlidir. Sizi büyütür, olgunlaştırır, çatışmadan uzak tutar ve anlaşmaya yakın tutarak değişimin içerisinde size de bir rol teklif eder.

Aile büyüklerinin, “Beni olduğum gibi kabul edin” sonucuna varacak işlerden uzak durarak, değişimin yöneticisi olması önemlidir.

Ailede büyüyen başkaları da olduğunu kabul edip kendi alanını biraz da olsa daraltmak başkalarının yaşam alanı oluşturmasına da imkan verir ve aile büyüğünü daha farklı bir konuma getirir. En önemlisi çatışmanın dışına çıkartır, değişim ajanı yapar. Değişim ajanı olmak önemlidir. Bunun farkında olup ailedeki değişime öncelik eden aile büyüğü huzurlu, mutlu bir aile yapısının lideri ve mimarı olur. Tam tersi bir senaryo ise ilgili aile büyüğünün çatışmanın göbeğinde kalmasını, değişime karşı durmasını sağlar ve istese de istemese de yaşam alanının daralmasını sağlar. Bu daha kötü bir sonuç değil mi?

Değişim ajanı olabilen bir birey yaşı ne olursa olsun, organizasyonun gizli lideri olacaktır. İlgi gören, içten içe saygı duyulan, cesur görülen bir kişidir çünkü değişim ajanı. Bunu bir de aile büyüğü olan kişi başarırsa bu içten içe duyulan saygı dışarı taşar ve o kişinin konumunu liderliğe taşır.

Sadede gelirsek; değişim, biz istesek de istemesek de bizi içine alacak ve etkileyecek. Aile içindeki değişim ise çok sancılı ya da çok motive edici olabilir, bu aile büyüklerinin değişime verecekleri cevaba bağlı olacaktır.

Değişime direnmek ya da değişimi yönetmek.

Karar sizin.

Yazar:
Pazarlama bilimine ilgi duyan ve bizzat içinde yaşayan biri. Saint Benoit Fransız Koleji ve Anadolu Üniversitesi İşletme mezunu, Fransızca, İngilizce ve az da olsa Almanca biliyor.
Yorum Yok “Değişim…”

Yorum Yaz