İlginç bir ülkede yaşıyoruz, orası kesin.
Ülkemiz için en doğru tanımlamalardan biri aslında son derece kaçak bir tanımlama olan “Kendi gerçeğini yaratan ülke” tanımlaması gibi geliyor bana. Tam olarak tanımlayamadığımız durumlar için son derece uygun bir tanımlamadır bu. Türkiye de, böyle bir gerçeği barındırıyor içinde işte.
72 milletten insanın, 72 ayrı anlama, kavrama, davranma alışkanlığını da beraberinde getirdiğini, bunu içinde ve dışında yaşadığını düşünürsek, daha da somutlaşıyor anlatmak istediğim.
Yaşadığımız hayata, çevremize, haber bültenlerine, gazetelerin ikinci sayfa değil artık manşetlerine bile baksanız şöyle bir dikkatlice bunu görebilirsiniz.
Burası özel bir ülke, kocası terketti diye aile meclisinde çay içerken infaz kararı alınabilen, babası kapıda beklerken amcası içerde kararı uygulayanların ülkesi.
Burası çok özel bir ülke, şikeye ceza için minimum 30 yıldan hatta bazı yerlerde 90 yıllardan bahsedilirken, ADAM öldürenlerin yasaya göre 11 yılda çıktığı bir ülke.
Burası, tam rahata eriyoruz derken, 14 şehit verdiğimiz bir ülke, 30-40 yıldır terörü bitiremediğimiz bir ülke.
Burası, kadının, erkeğin, canın, malın garantisi olmayan bir ülke.
Garip bir ülke.
Var mı gideceğim başka bir yer? Çocuklarımı büyüteceğim başka bir toplum?
yok.
Yok.
YOK.
Ama bu gerçekleri kabul etmek, inanın çok zor geliyor ve ben çocuklarımı, ailemi, hatta kendimi korumak için sadece dua edebiliyorum. Elimden gelen tek şey bu.
Paylaşmak istedim, dolmuşum galiba…




Son Yorumlar