26 Tem 2011

Kendi Gerçeğini Yaratan Ülke

Yorum Yok Diğer, hayata dair

İlginç bir ülkede yaşıyoruz, orası kesin.

Ülkemiz için en doğru tanımlamalardan biri aslında son derece kaçak bir tanımlama olan “Kendi gerçeğini yaratan ülke” tanımlaması gibi geliyor bana. Tam olarak tanımlayamadığımız durumlar için son derece uygun bir tanımlamadır bu. Türkiye de, böyle bir gerçeği barındırıyor içinde işte.

72 milletten insanın, 72 ayrı anlama, kavrama, davranma alışkanlığını da beraberinde getirdiğini, bunu içinde ve dışında yaşadığını düşünürsek, daha da somutlaşıyor anlatmak istediğim.

Yaşadığımız hayata, çevremize, haber bültenlerine, gazetelerin ikinci sayfa değil artık manşetlerine bile baksanız şöyle bir dikkatlice bunu görebilirsiniz.

Burası özel bir ülke, kocası terketti diye aile meclisinde çay içerken infaz kararı alınabilen, babası kapıda beklerken amcası içerde kararı uygulayanların ülkesi.

Burası çok özel bir ülke, şikeye ceza için minimum 30 yıldan hatta bazı yerlerde 90 yıllardan bahsedilirken, ADAM öldürenlerin yasaya göre 11 yılda çıktığı bir ülke.

Burası, tam rahata eriyoruz derken, 14 şehit verdiğimiz bir ülke, 30-40 yıldır terörü bitiremediğimiz bir ülke.

Burası, kadının, erkeğin, canın, malın garantisi olmayan bir ülke.

Garip bir ülke.

Var mı gideceğim başka bir yer? Çocuklarımı büyüteceğim başka bir toplum?

yok.

Yok.

YOK.

Ama bu gerçekleri kabul etmek, inanın çok zor geliyor ve ben çocuklarımı, ailemi, hatta kendimi korumak için sadece dua edebiliyorum. Elimden gelen tek şey bu.

Paylaşmak istedim, dolmuşum galiba…

14 Tem 2011

Pişti Logolar

Yorum Yok Genel

Sürekli konuşulur bu konu pazarlama dünyasında biliyorsunuz.

Esinlenme mi, çalıntı mı?

Bilemem, ama son bir örnek çarptı gözüme bugün, hemen paylaşmak istedim.

Şaka gibi değil mi?

 

 

26 Nis 2011

Sahip Olduğun İlk Marka: İsmin

Yorum Yok Genel

Hayatımızın her döneminde markalarla fazlasıyla içli dışlıyız.

Markalar insanoğlunun kendi fikri ve çabası ile doğada kendiliğinden varolan ya da hammaddesi varolup bir şekilde üretilmiş, son kullanıcıya ulaştırılma amacı güden ürünler için bir elbise gibidir ve aynı zamanda kimlik sebebidir.

İki faydası olduğunu düşünmüşümdür her zaman; birincisi koruyucu bir elbise gibi ürünü sarmalar ve taklit edilmesini zorlaştırır, ikincisi ona bir kimlik katar, duruşunu belirler. Birinci kısım fayda onu insanın şeytani zekasından korurken, ikinci kısım fayda aslında ürünü insana yaklaştırır, onu insanlaştırır.

Ürün-marka ve isim-insan ilişkisi, aslında birbirinden çok uzak unsurlar değildir. Markanın ürüne sağladığı artıları, isim de insana sağlar. İnsanı benzerlerinden ayrıştırır ve ona bir kimlik katar.

Devamı