30 Tem 2008

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var!

2 Yorum Pazarlama Dışı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var, hayata nasıl başlarsan öyle gitmiyor.

Hayat, sanki çok önceleri yazılmış bir senaryo ve sen baş aktör. Rol belli, senaryo belli, son belli.

Uzun uzadıya düşünüyorum bugünlerde hayatımla ilgili. Yaptıklarım hata mıydı? Başka bir hayata, başka bir kariyere mi sahip olurdum, herşeye en baştan başlasam.

Varsayalım, Saint Benoit’ya gitmeseydim, varsayalım işletme okumasaydım, alan olarak pazarlamayı seçmeseydim, şimdi nerede olurdum, ne iş yapıyor olurdum?

Evlenmiş olur muydum yine bugünkü gibi? Beni tamamlayan eşim olmadan tam olur muydum?

30 yaşındayım ve daha ne kadar var önümde bilmiyorum. Doğru mu yaşadım, bilmiyorum, hobilerim, yapmak istediklerim vardı. Onlara ne oldu şimdi?

Mim dalgasında saymıştım bazılarını, mesela kendi yelkenlime sahip olmak ve onunla eski kaşiflerin rotasında dünyayı keşfetmekti hedeflerimden birisi. Ne kadar uzaktayım? Ne yapıyorum ki bunun için?

Erken yaşta kaybettim babamı, sorumluluklar omzuma çöktü, ölümün acısı gibi. Bundan mı hepsi? Sol kolumun acısı, sol koluma inen ağrım oldu o artık benim.

Altından kalkamadım demiyorum, kalktığımı da düşünüyorum.

Ne oldu 30 senede?

Saçma sapan sınav sistemiyle örülmüş ülkede en az 18-20′sini kaybettim zaten. Sonra kayıplar geldi hayatımda. Ardı ardına. Sonra üniversite ve iş hayatı.

Ne yani bu mu şimdi 30 senenin özeti. Bu mu benim hayatım.

Hiç mi yaşamadım?

Peki yeniden gelsem dünyaya?

Değiştirir miydim kendime ait olan kaderi bir başkasıyla, mutsuz muyum şimdi?

Beni çok seven bir eşim, çok seven bir ailem var biliyorum ve bir de çok sevdiğim mesleğim.

İsyan mı ediyorum tüm bunlara?

Etmiyorum galiba.

Bunca satırın sonunda sanırım değiştirmezdim hiç bir şeyimi. Hem yapmak istediklerim için zaten geç değil. Üstelik bana bu konuda destek olacak insanlar da var hayatımda.

Sadece kayıplar olmasın isterdim ama o da Allah’ın işi işte. Sorgu sual olmuyor.

Ne yaşarsak yaşayalım bu hayata bir kez geliyoruz ve kendi payımıza düşeni yaşıyoruz. Bunu bildiğim için ne olursa olsun keyif almaya ve daha iyi yaşamaya çalışıyorum her geçen gün.

Siz de öyle yapın.

Kendi payınıza düşeni yaşayın. Keyifli yaşayın, keyifle yaşayın. Kavga etmeyin kendinizle, kendinize bir şans daha verin. O kadar da kötü değilsiniz!

Unutmayın her gecenin bir sabahı var. Elbet şansınız dönecek, siz yeter ki isteyin.

Yazar:
Pazarlama bilimine ilgi duyan ve bizzat içinde yaşayan biri. Saint Benoit Fransız Koleji ve Anadolu Üniversitesi İşletme mezunu, Fransızca, İngilizce ve az da olsa Almanca biliyor.

“Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var!” yazısına2 Yorum yapılmış.

  1. Cevapla Burak Dönertaş says:

    Cok benzer hisler. Hani bir yere yolculuga cikarsiniz otobusle giderken dalarsiniz bir ara otobus durur ve siz o an idrak edemezsiniz “Neredeyim ben?”. sorulariniz cevabini hemen bulursunuz. Ya günün tam orta yerinde dank diye aklınızın ortasına çakılırsa bu soru? otobusde yasadiginiz gibi hemen cevabini veremiyor insan. en azindan ben veremiyorum. Nereden geldim nereye gidiyorum sahip olduklarim neler. hele bir de bunun ustune birseyleri kaciriyormusum hissine kapilmiyor muyum? hersey daha beter oluyor. bazende anlamsizlasiyor neden niye kimin için. şurada 30′uma ne kaldı? daha dün gibi değil mi onlu yaşların? boşver diyorum kendi kendime. cuma mesaisine çakılı kalmış masamda p.tesinin yorgunluğunu şimdi çekiyorum. artık şansım dönmese de olur. çünkü ben onu çoktan geride bıraktım.

  2. Cevapla Özgür Emre Öztürk says:

    Burak, yorumun için teşekkürler.Aynı şeyleri yaşıyoruz galiba.
    30 yaş dönüm noktası galiba.
    Geride bıraktığın bir şeylerin farkına vardığın ve iç hesaplaşmanı yaptığın bir dönem oluyor.
    Ama galiba sonuçta kadere de boyun eğiyoruz, baştan başlama hakkımız yok ki hayata.

Yorum Yaz